Yavuz Kefe’ye gittiğinde abisi Ahmed telaşa kapılır. O’nun Rumeli’ne geçip tahtı elde etme düşüncesinde olduğunu anlar. Uğuruzluğu ile şöhret bulan Lalası Yularkıstı Sinan Paşa, Ahmed’e tavsiyede bulunur. Kırım Hanına mektup yazıp, onu Rumeli’ne salmamasını ister. Karşılığında Kefe’deki şehir, kale ve emlakı Kırım Hanına bıraktığını söyler ve ona Mülkname gönderir.

Mengli Giray, Ahmed’in mektubunu alır ve ona “karındaşınızın muradı henüz malum olmadı. Eğer Rumeli’ne geçmek isterse ona mani olmak şanımıza layık değildir” der. Mengli Giray’ın oğlu Muhammed Giray ise Mülknameyi görünce Kefe’nin kendilerine kalacağını sanıp sevinir. Babasının yanına gider ve “Ahmed Sultan bize bunca inayetler idüp memleketler ve vilayetler ve hisarlar ihsan ve temlik ediyor. Karındaşını tutup teslim edelim” der.

Mengli Giray, “oğul, istediğin kale ve memleket ise Selim Şahdan iste. O da sana verir” der. Sonrasında Kırım Hanı Selim’e ziyafet tertip eder. Bu esnada Muhammed Giray ayağa kalkar, “Selim Sultan, atanın müddeti az kaldı. Tahta sen oturacaksın. Padişahlığında buraları bize bırak” der.

Yavuz, “Hanzade, biz padişahlarız. Padişahların adet ve kanunlarında eskiden beri vilayet ve memleket bağışlamak yoktur. Bilmiş ol ki bizim töremizde padişahlar memleket alurlar, kimseye memleket vermezler. Bundan başka ne istersen çekinme. Altın para, barut, mücevher vereyim. Ama tek memleket ve vilayet murad edinme” der.

Ziyafet dağıldıktan sonra Muhammed Giray, babasının yanına gider “dediklerini işittin mi, Sultan Ahmed iki aylık yoldan ırakta iken bize memleketler, kaleler ihsan edip mülkname gönderir bu kendi elimiz altında avcumuz içinde iken kelimatını işittin mi? bu yamandır. Bize memleket vermek değil, itikadım budur ki, padişah olursa bizim memleketlerimizi dahi alır. Fırsat fevt etmez. Elbette bunu tutarım” der.

Kaynak:

Celalzade Mustafa, Selimname, Haz. Ahmet Uğur, Mustafa Çuhadar, Kültür Bak. Ankara:1990, sayfa 68

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Comments

0 comments